Sitemizde yer alan bilgiler, yazarlarımızın yaşadıkları üzerine yaptıkları araştırmaların sonuçlarıdır. Ancak diyabetikkedi.com sitesi, çalışmaların içerdiği bilgilerin tüm hastalara uygulanabilirliği konusunda hukuki bir güvence vermez.
Sitemizde yayımlanan makaleler, bilgi amaçlı olarak kaleme alınmış olup, mutlaka veterinerlerimiz ile birlikte uygulanmak üzere hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin, veterinerleri ile görüşmeden, makalelerin içindeki bilgileri kendi başlarına uygulamamaları gerekir.
Çalışmaların telif hakkı, tamamen yazarlarına aittir. Eserler, sahiplerinin izni olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz, kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
3 köpek sahibi olarak,
kediler çok da fazla ilgimi çekmiyordu açıkçası... Gel gör ki, Mayıs ayı
gibi, o birden bahçemde belirdi... Yumurta yemiş gibi sadece ağzının
etrafındaki
sarılarıyla arsız bir çocuğa benziyordu ve çok kararlıydı... Hangi
katta, hangi
odada olsam, o pencereye tırmanıp beni gözledi, ona baktığım zamanlar
ters
parendeler attı. Eliyle kapılara güm güm vurup miyavlayarak sürekli
yiyecek ve ilgi istedi.
Pisiciği sokakta
bulmuştuk, büyük ihtimalle pencere/balkondan düşmüştü. Kırık ayağını iki
arkadaş üstlenmiştik. Halinden ve uysallığından ev kedisi olduğunu tahmin
ettiğimiz için, sokağa bırakmak yerine ev bulmaya gayret ediyoruz. Yuva
bulmasına yardım ederseniz dua ederiz. İstanbul/Avrupa yakası. (Resmin üzerine tıklayınız)
3’ü de erkek ve tahmini
1.5 - 2 aylıklar... parazitleri (iç-dış) yapıldı... Tuvalet kullanıyorlar... Sarı
olanın adı Behlül, koyu olana Çiko - beyazlı olana da Çiroz dedik... 0 554 375 01 75 /
Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı.
/ Pervin Berkan / İzmir
Annem 27/06/2010 pazar sabahı saat:09:00 da İstanbul Çağlayan dere mevkiinde birine vermiş Pafi’yi. Kime verdiğini bilmiyorum, söylemiyor. 3 yaşında erkek
İran Persian kedisi... Onsuzluktan öleceğim!!!! O benim evcil kedim değil! O benim oğlum, evladım.... Lütfen onu
görenler varsa
Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı.
adresine maillerinizi bekliyorum... Kalbimdeki alevi söndürün ne
olur....
YELİZ COŞKUN <
Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı.
>
Çalıştığım iş yerinin,
aynı site içinde 2 şubesi vardı diğer şubede bir arkadaşım bahçede bir kedi
bakmaya başladı. Erkek sandığı için de adını Cevahir koydu. Ama ne yazık ki Cevahir
bakılmaya başlandığından 2 ay sonra 18 Nisan’da,
2 erkek 1 dişi 3 yavru dünyaya getirdi. Arkadaşım bir şekilde, gizli saklı
ofiste yavrulara baktı. Ancak işverenle hep problem yaşadı.
Yeni yerimizde bahçemiz de
var ancak işverenlerimiz ne Cevahir’i
ne de yavruları istemiyor. Bırakmaya gönlümüz el vermiyor. Bu hafta sonu Cevahir kısırlaştırılmaya gideceği için,
3 miniği ben misafir ettim. Tabii Hugo ve
Heidi bu durumdan hoşnut olmadılar,
sürekli bir kavga durumu oldu. Ben de mecburi 3 misafiri ayrı bir odaya aldım.
O kadar şirin ve tatlılar
ki, eminim onları bir gören bir daha vazgeçemeyecektir. Tuvalet eğitimleri de var. Diğer resimleri için fotoğrafın üzerine tıklayınız!
İletişim için:
Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı.
0.530. 872 17 57
10 gün önce kızımız evdeyken tekrar ateşi çıktı, ağrıları
başladı, yine büyük tuvalet yapamadı ve en önemlisi, ilk defa kusmaları başladı.
Tekrar ayni tetkiklere başlandı.
Tümör bağırsağa iyice ve ameliyattan sonra daha da çabuk olarak yayılmış.
İkinci ameliyatı olamaz dedi veterinerler. Ağrı kesicili serum takıldı.
2 gün önce sokakta eşim, resimdeki
erkek tekir ufaklığı yalnız başına ve çok aç ve bakımsız şekilde buldu. 1 aylık
bile değildi. Çok küçük olduğundan tek başına yaşama şansı çok düşüktü. Ancak
şu an durumu çok iyi ve sağlıklı, evde atlayıp zıplayıp oynuyor. Ufaklığın
veterinerde pire ve iç parazit bakımlarını yaptırdık. Evde hâlihazırda iki
kedimiz var. Onları da sokakta bulup almıştık. Artık üçüncü bir kediye daha yer
olmadığından isteyen iyi kalpli bir arkadaşa vermek istiyoruz. Tabii ki karşılıksız,
sadece onun iyi ve mutlu olmasını istiyoruz. Onu alacak arkadaş onu korusun,
sevsin yeter. Tuzla/İstanbul’da ikamet etmekteyiz. Bize 0536 6846354 cep telefon numaramdan ve
Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı.
e-posta adresimden ulaşılabilir. Özgür
Solmaz
Umarım en kısa sürede
kedileri seven mutlu bir arkadaş onu sahiplenir.
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde
hizmete giren Hayvan Fizyoterapi Ünitesi ’nde uygulanan tedaviler sayesinde
hayvanlar artık sakat kalmaktan kurtuluyor.
3 Haziran'da, Facebook'taki posta kutusuna aşağıdaki mesaj geldi. Çok düşündürücüydü. Listelerime hemen iletmek yerine, siteye koymak ve üyelerimizle de paylaşmak üzere biraz beklettim. Bu düşüncenin ne kadar doğru olduğu, gelen cevaptan belliydi. Sizler de kendi listelerinizle paylaşırsanız, belki birşeyler yapılabilmesine bir damla katkımız olur.
Mayıs başında, Facebook’ta
bir ilan yayımlandı. Topak ismi verilen
ve Aysin Baltacan tarafından sokakta bulunan bir İran kedisine aile aranıyordu.
Topak böbrek hastasıydı, çok uyumlu
yumuşacık bir iran kedisiydi. Ancak hastalığından dolayı özel bir bakım ve
beslenme süreci gerekiyordu. Aysin Hn.ın ilanına o kadar çok başvuru oldu ki,
hepimiz hayretler içinde kaldık. Onca aile aranan pisi ve köpek için aylarca
beklenirken, Topak için aralarından
seçme yapılması gerekiyordu.
Sofi'yi ve 3 kardeşini, annesi apartman
boşluğunda dünyaya getirmişti. Bir arkadaşım bebekleri ve annesini 2 ay evinde
baktıktan sonra ben aralarından Sofi'yi
bakmak üzere aldım.
Sofi, 2009 Ocak doğumlu bir sarman. Bir buçuk senedir
bizimle yaşıyor. Bahçeli bir evde oturduğumuz için almıştım. Apartman
dairesinde sıkışıp kalmalarına pek yüreğim dayanmıyordu. Ancak Sofi'nin bebekleri olduktan sonra
apartman dairesine taşındık. O nedenle bebeklere yeni bir ev arıyoruz. Bebekler
7 Nisan doğumlu.
Bugün sizlerle Japonya'daki kedi dostu bir evin tanıtımını paylaşmak istiyoruz. ModernCat isimli web sitesinde tanıtılan bu ev, tamamen pisilerin içeride rahat etmesi, enerjilerini zarar vermeden ve zarar görmeden boşaltabilmeleri, kısaca ev ahalisi ile birlikte, keyifli bir yaşam sürebilmeleri için tasarlanmış. Asahi
Kasei’nin Plus-Nyan house tasarımlarından alındığı belirtilen bilgi ve görüntüleri sizlerin de seveceğini düşündük.
Bu tasarımları incelerken, internette kısa bir tur atıp, başka ne tür tasarımlar var diye de baktık ve onları da sizlerle paylaştık. Keyifli bir tur dileriz.
Merhaba,
Biricik oğlum, yaşam kaynağım, mutluluğum arkadaşım sırdaşım, pembe
patilim
minik burunlum Karbonelim dün gece
(11 Mayıs 2010) melek oldu. Nasıl anlatayım acımı bilemiyorum. İçime ateşini yaktı ve
sessizce
gitti....
Meğer Paşa, ailesi tarafından tatile giderken pansiyoner olarak veterinere bırakılıp, bir daha gelip alınmayan bir kediymiş. 3 ay boyunca, veterinerde ailesinin gelip almasını beklemiş. O yüzden, şimdi annesi bir yere giderken kapılarda yatıyor ki, o da bırakıp gitmesin diye. Şimdi Paşa’nın neler düşündüğünü öğrenelim:
İlay, yıllardır “Yeşil
Yol” adlı bir filmden bahsederdi.Nasıl
olmuşsa ben izlememiştim. Çoğunluğunuz
bilirsiniz. Olağanüstü duygu güçleri olan, hapishanedeki idamlık bir
zencinin
öyküsü. Anormal bir hassasiyetim olduğu için tekrar gösterimlerini de
izlemedim.
Ama geçen aylarda bir kanalda, yarım yamalak izleme fırsatı buldum.
Hapishanede
bir mahkumun, Bay Cingıl adlı bir
faresi vardı ve onu sadistin biri ayağıyla ezdi. Ben film de
olsa,
çıldırmış bir vaziyette gözümü kapatıp çığlıklar atarken, zenci
olağanüstü
nefes ve kudretiyle Bay Cingıl’ı
yeniden hayata döndürdü. Ama bu kez de mahkumun idam zamanı gelmişti ve Bay Cingıl’la sahibi gene ayrılmak
zorunda kaldılar.
Tarçın, kardeşi Mahzun’u
kaybettikten sonra çok büyük bir strese girdi. Bütün gün mutsuz, sessiz
bir
şekilde yatıyor. Eğer geceleri yanıma alıp da kapıyı kapatmazsam, bütün
odaları
dolaşıp, kapalı bütün kapak ve kapıları açtırıp, ağlıyor günlerdir.
Stresini
anlıyorum ama eğer başka bir sorun varsa atlamayayım diye, dün
veterinerimize
gittik.
Poşetler ve konserve kutuları, kediler için çok
tehlikeli, maalesef boğulma olasılıkları çok yüksek.
Geçenlerde sokakta beslediğim bir kediyi uzun süre
aradım ve bulamadım. En sonunda hareketsiz bir şekilde bahçede dururken gördüm.
Kafasına konserve kutusu geçmişti! Az kalsın boğulacaktı. Aynı şekilde poşetler
de çok tehlikeli. Meraktan kafacıklarını sokuyorlar ve sonra kendilerini
kurtaramıyorlar. Lütfen konserve mama kutularını çöpe ezdikten sonra atın ve
evde etrafta bos poşet bulundurmayın. Gözden kaçırdığımız bir yarım saat bile
onların ölümüne sebep olabilir. Lara